Bu süre zarfında "Acaba bugün derste ne yapacağız? " , " Videolar ne zaman yüklenecek ki?" gibi soruları kendi kendime sıkça sorduğum, meraklandığım ve hiç bir dersini kaçırmadığım bir ders oldu Özel Öğretim Yöntemleri.
Dönemin başında "Üniversite de olduğunuzu hissettirecek dersler aldınız mı ?" Sorusuna artık Özel Öğretim Yöntemleri dersini de ekledim. Ben üniversitedeki öğrenci- öğretmen etkileşimini, derslerini, öğrenci- öğrenci etkileşimini kısacası üniversiteyi seven biri değilim. Samimiyetsiz, çıkarcı, iki yüzlü kişilerin ya da derste öğrencinin adını bile ezberlemekten aciz, öğrencileri değersiz hissettiren hocaların bulunduğu ortam gözüyle bakmaktan kendimi alamıyorum. "Her koyun kendi bacağından asılıyor." zihniyetini de sevmediğimden herhalde :).
Geçtiğimiz yıllar farklı derslerde kendimi rahat hissederdim. O derslerin ortak özelliği daha sıcak bir ortam, yardımlaşmanın olduğu, eğlenirken öğrendiğimiz, not çekişmesinin olmadığı, programdan farklı şeyler öğrendiğimiz derslerdi. -Ya da direk ezber içerikli olmayan da denilebilir- Özel Öğretim Yöntemleri dersi de bu dönem kendimi rahat hissettiğim bir dersti. Sıcaktı... Eğlendik, güldük, öğrendik.Tartışarak ortak noktalarda buluştuk, fikirlerimizin karşı taraf için anlamlandığı aynı zamanda eleştirildiği, biraz daha geniş bakmayı öğreten , meslek hayatında da kullanabileceğimiz araçları öğrendiğimiz, uyguladığımız güncel ve güzel bir dersti.
Hem bir öğretmenin öğrencisine adıyla seslenmesi kadar güzel bir şey yok eğitim öğretim hayatında :) Güzel tasarlanmış bu ders için teşekkür ederim...
Her şey bu kadar güzelken ve öğrenciler bu tarz bir derse alışmışken size çok şey düşüyor. Öğrenci sürekli "Acaba bu hafta ne var, ne yapacağız ?" gibi soruları kendisine çok yöneltiyor çünkü her hafta merakını gıdıklıyorsunuz ve her hafta bir önceki haftadan daha fazlasını bekliyor haberiniz ola :) ve bu sebeple size kolay gelsin :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder